1. FİYATLANDIRMADA GREFT SAYISI ve KIL SAYISI FARKLI KAVRAMLARDIR

Saç grefti, saç kökü, saç follikülü ve saç kılı kavramları sık sık karıştırılır. Bu kavramlar, saç ekimi yaptırmayı düşünen kişilerin, doktor ile olan iletişiminde ortaya çıkan en büyük anlam karmaşalarından birini oluşturur.

Bir kişiye 2500 saç grefti nakledilmesi, 2500 saç kılı nakledildiği anlamına gelmez çünkü çoğu zaman greftlerin içinde birden fazla kıl kökü bulunur.

Saç ekimi sırasında kullanılan greft terimi foliküler ünitenin karşılığıdır. Nakledilirken bu yapılara greft denilmektedir.

Eğer saç kılları tek tek ekilirse işlem başarısızlık ile sonuçlanacağından, foliküler ünite olarak vücutta istenilen her yere ekilebilmektedir.

Pratik olarak foliküler ünite yani saç ekim teknik terimi ifadesiyle bir greftte ortalama 2 adet saç kılı olduğu varsayılır. Yani bir kişiye 1500 greftlik ekim yapılması, o kişiye yaklaşık 3000 saç kılı ekimi yapıldığı anlamına gelir.

Bu teknik konu saç ekim fiyatları için bir ilüzyon oluşturabilmektedir. Esasında 1500 greft ekilen bir kişiye, greft olarak değil saç kılı olarak rakam verilmekte ve ”3000 ekim yapıldı” denilebilmektedir. Kişi bunu 3000 greft ekim yapıldı diye düşünebilir.

Eğer ‘’greft’’ kavramı ve ‘’kıl kökü’’ kavramlarının farkını bilirseniz, böylece ekim yaptıracağınız merkezde bilgisizliğinizin suistimal edilmesini önleyebilirsiniz.

2. SAÇINIZI SAÇ EKİM UZMANINA EKTİRMEYİN!

Saç ekim uzmanı diye bir unvan ya da sertifikasyon yoktur. Saç ekim uzmanı olduğunu iddia eden kişilerin birçoğu merdivenaltı diye tabir edilen gayri-resmi işletmelerde işlem gerçekleştiren, resmi makamlarca işlemi yapmasına izin verilmeyen kişilerdir.

Bir merkezde ya da bir web sitesinde bir kişi için “saç ekimi uzmanı” tabiri kullanılıyorsa, anlamanız gereken o kişinin bu konuda bir diplomasının olmadığıdır. Diploma sahibi kişiler kendini “doktor”, “dermatolog”, “cerrah” gibi o meslek ile ifade etmektedirler .

Ülkemizde saç ekimi yapabilmek için önce kişinin tıp eğitimi alıp hekim olması gerekmektedir. Doktorların hepsinin de saç ekimi yapma yetkisi bulunmamaktadır. Saç ekimi yetkisi dermatoloji ve plastik cerrahi uzmanlarına, ayrıca medikal estetik hekimi sertifikası almış hekimlere tanınmıştır.

Hatta üzülerek belirtmeliyiz ki, yetkisiz kişilerce yapılan saç ekimlerin önemli bir kısmı hastanelerde yapılmaktadır.

Bu konuda dikkat edilecek bir unsur da “sağlıkçı” terimidir. Genellikle yetkisiz kişiler kendilerine mesleğini sorduğunuzda, sağlıkçıyım tabirini sık kullanmaktadırlar.

Böyle bir kavram yoktur. Sağlık profesyonellerine işini sorduğunuz zaman, kendilerine “doktor, uzman doktor, hemşire, paramedik, laborant” gibi yaptıkları mesleği ifade ederler. Bir kişi kendine sağlıkçıyım diyorsa, anlaşılmalıdır ki  o kişinin sağlık ile ilgili resmi bir eğitimi yoktur.

Ne yazık ki ülkemizde yapılan işlemlerin yaklaşık %85’i yetkisi olmayan kişiler tarafından uygulanmaktadır. Bu kişilerin yarısı sağlık personeli dahi değildir. (bu kişiler kuaför, makyöz vb. gibi meslek gruplarındandır).

Bu kişiler sterilizasyon, doku vb. gibi işlem sırasında kritik önem taşıyan eğitimleri almamıştır. Dolayısıyla doktor kontrolünde gerçekleşmeyen saç ekim işlemleri her zaman daha yüksek bir risk taşır. Unutulmamalıdır ki saç ekimi cerrahi bir işlemdir.

Saç ekimi yaptıracak kişilerin, ilgili merkezin ruhsatlı bir yer olup olmadığına ve işlemin doktor kontrolünde olup olmadığına dikkat etmeleri gerekir.

3.  SAÇ EKİM MERKEZİ SEÇERKEN SADECE İNTERNETE GÜVENMEYİN!

İnternet, insanların muazzam bilgilere ulaşması için yıllardır mükemmel bir kaynak oldu. Fakat bu durum aynı zamanda bazı sağlık kuruluşları tarafından manipüle edilmeye çalışıldı.

Sahte yorumlar, bazı doktorlar tarafından açıldığı rahatça anlaşılabilecek tavsiye siteleri, sahte bloglar vb. gibi birçok internet pazarlama tekniği hastaları etkilemek için ne yazık ki kullanılıyor.

Tabii ki her alanda olduğu gibi başarısıyla bilinirliğini arttıran, gerek ait olduğu sektörde gerekse hastalar arasında tavsiye edilen birçok merkez de var.

İnternetin manipüle edilebilir bir alan olduğunu düşünerek saç ekim merkezinize karar verirken direkt iletişim kanalını kullanın.

Telefonla iletişime geçtikten sonra mutlaka operasyon öncesinde yüz yüze görüşün. Kafanıza takılan soruları sorun ve verilen yanıtların özenli olup olmadığına dikkat edin.

Popülerlik, her zaman kaliteyi beraberinde getirmez. Konu eğer sağlık ise buna özellikle dikkat etmenizi öneririz.

4. TIRAŞSIZ SEÇİMİ HERKESE UYGULANAMAZ!

İnternet, insanların muazzam bilgilere ulaşması için yıllardır mükemmel bir kaynak oldu. Fakat bu durum aynı zamanda bazı sağlık kuruluşları tarafından manipüle edilmeye çalışıldı.

Sahte yorumlar, bazı doktorlar tarafından açıldığı rahatça anlaşılabilecek tavsiye siteleri, sahte bloglar vb. gibi birçok internet pazarlama tekniği hastaları etkilemek için ne yazık ki kullanılıyor.

Tabii ki her alanda olduğu gibi başarısıyla bilinirliğini arttıran, gerek ait olduğu sektörde gerekse hastalar arasında tavsiye edilen birçok merkez de var.

İnternetin manipüle edilebilir bir alan olduğunu düşünerek saç ekim merkezinize karar verirken direkt iletişim kanalını kullanın.

Telefonla iletişime geçtikten sonra mutlaka operasyon öncesinde yüz yüze görüşün. Kafanıza takılan soruları sorun ve verilen yanıtların özenli olup olmadığına dikkat edin.

Popülerlik, her zaman kaliteyi beraberinde getirmez. Konu eğer sağlık ise buna özellikle dikkat etmenizi öneririz.

Bilindiği gibi, geleneksel FUE işleminde saç derisi tamamen tıraş edilir. Tıraş edilmesindeki öncelikli amaç olabildiğince çok greft toplamaktır. İyi bir saç ekimi ancak ve ancak donör bölgeden toplanan yeterli ve sağlıklı miktardaki greft ile mümkün olur.

Saç ekimi yaptırmayı düşünen birçok kişi ise, işlemden önce saçları kazınacağı için işlem yaptırmayı erteler veya işlemden kaçınır. Bunun nedeni bu kişilerin fiziksel görüntülerinde yaşayacakları ani değişimin etkisiyle sosyal çevrelerinden gelecek sorularan kaçınmak istemeleridir.

İşte bu durum, sayıları giderek artan ve tıraşsız saç ekimi yaptığını belirten saç ekim merkezlerinin popülaritesinin artmasını sağlamıştır.

Tıraşsız saç ekiminin başlıca avantajı, kişinin ekimden sonra oluşacak yara izleri ya da kızarıklık gibi yan etkilerinin gizlenmiş olmasıdır.

Saçlar tıraş edilmediği için kişinin saç ekimi yaptırdığının anlaşılmasının oldukça güçleşeceği beklentisi de vardır.

Ancak, tıraşsız saç ekimi sadece belirli kişilere yapıldığında verimli olabilir ve verimliliği çoğu zaman düşüktür.

Bilindiği gibi, geleneksel FUE işleminde saç derisi tamamen tıraş edilir. Tıraş edilmesindeki öncelikli amaç olabildiğince çok greft toplamaktır. İyi bir saç ekimi ancak ve ancak donör bölgeden toplanan yeterli ve sağlıklı miktardaki greft ile mümkün olur.

Saç ekimi yaptırmayı düşünen birçok kişi ise, işlemden önce saçları kazınacağı için işlem yaptırmayı erteler veya işlemden kaçınır. Bunun nedeni bu kişilerin fiziksel görüntülerinde yaşayacakları ani değişimin etkisiyle sosyal çevrelerinden gelecek sorularan kaçınmak istemeleridir.

İşte bu durum, sayıları giderek artan ve tıraşsız saç ekimi yaptığını belirten saç ekim merkezlerinin popülaritesinin artmasını sağlamıştır.

Tıraşsız saç ekiminin başlıca avantajı, kişinin ekimden sonra oluşacak yara izleri ya da kızarıklık gibi yan etkilerinin gizlenmiş olmasıdır.

Saçlar tıraş edilmediği için kişinin saç ekimi yaptırdığının anlaşılmasının oldukça güçleşeceği beklentisi de vardır.

Ancak, tıraşsız saç ekimi sadece belirli kişilere yapıldığında verimli olabilir ve verimliliği çoğu zaman düşüktür.

Tıraşsız saç ekiminin dezavantajları şunlardır:

1)     Çok dar bir alana uygulanabilmektedir. Donör bölge sınırlandırıldığından dolayı ekim için yeteri kadar greftin toplanması oldukça güçtür.

Eğer açık alanı kapatmak için 500’den fazla grefte ihtiyacınız varsa tıraşsız saç ekimi oldukça riskli olabilir. Erkek tipi saç dökülmesi denilen androjenik alopeside genellikle dökülme alanları daha geniş olduğundan tıraşsız saç ekimi uygun olmamaktadır.

Tıraşsız saç ekimi genellikle travma, yanık gibi herhangi bir sorun yüzünden, sadece sınırlı bölgede saç kaybı yaşayan kişiler için uygun olmaktadır.

2)     Tıraşsız saç ekimi, iyi bir saç dizaynı verilmesini engellemektedir. Uzun kalan saçlar çalışma alanı görüşünü engellemekte, ekim yönünün tespitini zorlaştırmaktadır. Tıraşsız saç ekimi eğer geniş bir bölge yapılacaksa, sonuç tatmin edici olmaktan uzak olur.

3)     Saç ekimi cerrahi bir işlemdir. Bundan dolayı sterilite çok önemlidir. Saçlar tıraş edilmediğinde sterilizasyon tam sağlanamamakta ve enfeksiyon riski artmaktadır.

4) Ekim sonrası bakım daha güç olmaktadır. Saç ekimi sonrası ilk 2 hafta saçların her gün özel bir şekilde yıkanması gerekmektedir.

Uzun saçlar yüzündenişlemi düzgün olamamakta, kalan şampuan artıkları ekilen saçları olumsuz etkilemektedir. Buna bağlı kıl kökü iltihabı denilen follikülit, tıraşsız saç ekimlerinde daha sık olmaktadır. Bu süreç ekilen saçların tutma yüzdesini oldukça azaltabilmektedir.

5) İşlem yoğun konsantrasyon ve titizlik istediği için geleneksel FUE işlemine göre oldukça uzun sürer (nerede ise işlem süresi yarı yarıya uzar) ve bu yüzden daha pahalıdır.

”Traşsız saç ekimi reklamları aldatıcı olabilir”

5. EK UYGULAMALAR SAÇ EKİMİNİN KALİTESİNİ ARTIRIR!

Saç ekimi esnasında hypotermasol solüsyonun kullanılmasının yanısıra saç ekimi sırasında ve sonrasında PRP uygulanmasının saç ekiminin kalitesini arttırdığı gerek araştırmalarla gerekse bu alanda faaliyet gösteren birçok doktorun kişisel gözlemiyle kanıtlanmıştır.

Genel olarak saç ekim işlemlerinde ekilen greftlerin %3’ü ila %10’u çıkmaz. Bunun en büyük nedeni kafa bölgesindeki yetersiz kan akışından dolayı bazı greftlerin kafa derisine tutunma kabiliyetlerinin düşük olmasıdır. PRP uygulaması kan akışını hızlandırarak bu muhtemel kayıbın önüne geçer. Diğer yandan PRP sayesinde mineraller ve vitaminlerle beslenen saç folikülleri, daha gür ve daha kuvvetli çıkmaya başlar.

Hypothermasol sıvısı ise doku ve organ nakillerinde hücrelerin canlılığını ve dayanıklılığını uzun süre sürdürmek için kullanılır. DK Hair Klinik’te kıl köklerinin canlılığını koruması için donör bölgeden toplanan kökler, ekilene kadar Hypothermasol sıvısının içinde bekletilir. Bu konuda yapılan bilimsel çalışmalar saç ekimi sonuçlarının çok daha verimli olduğunu göstermektedir.

PRP, Hypothermasol ya da saç mezoterapisi gibi işlemlerin faydası bilinmesine rağmen birçok merkezde kullanılmamasının nedeni ortaya çıkan maliyetlerdir. Diğer yandan teknik ekibin bu işlemlerin doğru uygulanması konusunda tecrübeli ve yetkin olması gerekir.