2014 yılında yapılan bir anket çalışmasında, Avrupa Birliği vatandaşlarının % 44’ünün bir sağlık hizmeti almak için başka bir Avrupa ülkesine gitmeye istekli olduklarını ortaya koymaktadır.

Ucuz ve hızlı internet sayesinde bilgiye kolay ulaşabilme, uluslararası seyahat fiyatlarında havayolu şirketlerinin rekabeti ile birlikte gelen ucuz taşımacılık ve devletler tarafından sağlık turizminin daha fazla desteklenmesi, dünya genelinde saç ektirmek için başka bir ülkeye gidenlerin sayısında hızlı bir artışa neden oldu.

Sağlık turizmi alanında gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere uygun fiyatlar nedeniyle bir hasta akışı olduğu bilinse de, bu alanda uluslararası bir otoritenin boşluğu rakamların speküle edilmesine neden olmaktadır.

Saç ekimi alanında her ne kadar sistematik bir veri olmasa da 2015 yılında Türkiye’ye 100 bin civarında kişinin saç ektirmek için geldiği, bu kişilerin Türkiye ekonomisine ise hatırı sayılır ölçüde bir para aktardıkları düşünülüyor.

Diğer yandan Türkiye Turizm Bakanı, Türkiye’nin 2023 itibariyle sağlık turizminde 2 milyon hasta ve 20 milyar dolar gelir hedefi olduğunu ifade etmektedir.

Türkiye’nin sağlık turizminde bugünkü pozitif durumuna kolay şekilde gelmediği yadsınamaz bir gerçektir.

Türk doktorlarından duyulan memnuniyetin yüksek olması ve kaliteli hizmetin uygun fiyata sağlanabilme özelliği Türkiye’nin doğal ve tarihi güzellikleriyle birleşince Türkiye son yıllarda dünyanın sayılı sağlık turizmi destinasyonlarından biri haline gelmiştir.

Bu durum Türkiye’yi saç ekimi işlem sayısında ise dünya lideri ve bir fenomen haline getirmiştir.

Google verilerine göre İngilizce yapılan ”Türkiye saç ekimi” aramalarında son 5 senede %530 gibi olağanüstü bir artış yaşandı.

Bu popülerite bir yandan saç ekimini Türk sağlık turizminin lokomotifi durumuna getirse de diğer yandan Türk sağlık turizmi için birçok riski de beraberinde getirmektedir.

Devlet kurumlarının denetimlerindeki eksiklik, milyar dolarlık pastadan pay almak isteyen ve illegal çalışan birçok saç ekim merkezinin açılmasına ön ayak olmaktadır.

Yasadışı çalışan bu saç ekim merkezleri, Türkiye’nin sağlık turizmindeki uluslararası itibarını zedeleyerek Türkiye’nin dünyada saç ekiminde 1 numara olan konumuna kusursuz bir tehdit oluşturmaktadır.

Türkiye’de yasadışı yapılan saç ekimi yapan merkezlerin %60 ‘nın kaçak olduğu ifade edilmektedir.

İNTERNETİN YARATTIĞI BİLGİ KİRLİLİĞİ

Yurtdışından Türkiye’ye gelmek isteyen saç ekim hastalarının büyük bölümünün ilk faydalandığı kaynak olan internet illegal çalışan merkezler için önemli fırsatlar sunarken, internet üzerinden saç ekimi merkezi arayan kişiler için ise tehdit haline gelebiliyor.

İnternette yapılan gerçekdışı yorumlar ve ucuz fiyatlar, illegal işlem yapan işletmelerin yayınladıkları birkaç kaliteli video ile birleşince tüketici manipülasyona hazır hale geliyor.

Bu durum aslında dış ticaret açığını kapatmak için elinde ”sağlık turizmi” gibi önemli bir silah olan Türkiye’nin bu silahı kendine doğrultmasına neden oluyor.

Türk doktorlar bir yandan ISHRS ve AHRS gibi otorite sayılabilecek organizasyonlarda önemli görevler üstlenirken bir yandan hiçbir tıbbi eğitimi olmamasına rağmen sayıları giderek artan, doktor çalıştırmadıkları için oldukça ucuza iş yapan yasadışı merkezlerle mücadele etmek zorunda kalıyor.

Bu konu artık hem ulusal hem de uluslararası basında sıkça yer alıyor.

YASAL OLMAYAN SAÇ EKİM MERKEZLERİNİN ARKASINDA YATAN NEDENLER NELER?

  • Saç ekimi minimal-invasive surgical operation kategorisinde bir işlem olduğu için birçok ülkede klinik ortamında yapılabiliyor ancak Türkiye’de saç ekimi sadece hastanelerde yapılabiliyor. Bu durum, Sağlık Bakanlığı’na bağlı çalışan birçok küçük sağlık kuruluşunun oyun dışında kalmasına neden oluyor. Bu yüzden bu merkezlerde çalışan eğimli ve vasıflı işgücü sistem dışında kalıyor.
  • Türkiye’de Sağlık Bakanlığı yalnızca ruhsatlı işyerlerini denetleyebiliyor. Ruhsatsız çalışan işyerleri sağlık bakanlığının denetimine tabii değil. Bu da kanuni açıklıktan dolayı denetlenemeyen saç ekim merkezlerinin ortaya çıkmasına neden oluyor.
  • İşlem hacmi ve yarattığı gelir düşünüldüğünde saç ekimi büyük bir sektör haline gelmiş durumda. İnternetin sağladığı imkanlar ile bu illegal işletmelerin tüketiciye kolay şekilde yakınlaşabilmesi sektör dışında yer alan birçok oyuncuyu cezbediyor.

    Eğitimsiz kişiler bir internet sitesi yaparak sosyal medyadan faydalanarak kolay şekilde isimlerini duyurabiliyor.

    Türkiye’de yapılan yasadışı saç ekim işlemlerinin engellenmesi için devlet ciddi adımlar atmadığı müddetçe Türk sağlık turizminin uluslararası alanda sahip olduğu itibar zedelenmeye devam edeceği tahmin edilebilir.

    Özellikle Hindistan, Macaristan, Çek Cumhuriyeti gibi ülkelerin Türkiye ile saç ekimi fiyatlarında rekabete girebilecek yapıda olması ve bu ülkelerin internet ortamında giderek görünürlüklerinin artması ile başta saç ekimi olmak üzere Türk sağlık turizmi büyük yara alabilir.

    Bu yara kaşınmaya devam ederse ortaya çıkabilecek bir enfeksiyon Türk Sağlık turizmi için gerçek bir tehdit oluşturacaktır.