Öncelikle belirtelim: Saç ekiminden sonra özellikle almanız gereken bir vitamin yoktur. Belli vitaminlerin alınması saçlarınızın daha hızlı uzamasını ya da daha gür çıkmasını sağlamaz. Piyasadaki birçok gıda takviyesi saç ekiminden sonra saç uzamasını hızlandırdığını iddia etse de bilimsel olarak kanıtlanmış bir çalışma yoktur.

Saç ekiminden sonra dengeli ve doğru bir beslenme programını benimsemek saçlarınızın sağlıklı bir şekilde gelişmesi için yeterli kaynağı sağlar.

Beslenme programına biotin ve demir içeren gıdaların eklenmesi, çıkması beklenen saçlarınızın kalitesini yükseltebilir. Yağlı balıklar, yumurta, ceviz, ıspanak, yoğurt, badem gibi gıdaları sadece saçlarınızın kalitesinin yükselmesi için değil, aynı zamanda genel sağlık durumunuzun yükselmesi için de öneriyoruz.

GENEL SAĞLIĞIMIZ İÇİN DOĞRU BESLENME NASIL OLMALIDIR?

Sağlıklı beslenme ile ilgili bilinç düzeyi toplumlarda sürekli artsa da bir yandan sağlıklı beslenmenin bir endüstriye dönüşmesi insanların gereksiz tüketim yapmasına neden olmaktadır.

Günümüzde uygulanan diyetler bir yaşam tarzı haline getirilmediği müddetçe gerçek bir fayda sağlamaz. Kimi diyetler karbonhidrat tüketimini neredeyse sıfıra indirirken, kimisi kırmızı eti hayatınızdan çıkarmanızı öğütler, bazıları ise sadece meyve ve sebze ile beslenmenizi önerir.

Bu diyetlerdeki en büyük problem ”sürdürülebilir” olmamasıdır. Kişiyi sevdiği gıdalardan tamamen uzak tutmak her ne kadar kilo verdirse de bu durum kişinin üzerinde bir baskı ve stres oluşturur.

Hangi bilginin doğru olduğu ile ilgili kafanız karışıyorsa önerimiz ”yemeniz gerekenler” yerine ”yememeniz gereken” besinlere odaklanmanızdır.

NELERİ HAYATINIZDAN ÇIKARMALISINIZ?

İŞLENMİŞ GIDALAR

İşlenmiş gıdaların tüketilmesinin başta kanser olmak üzere birçok sağlık sorununa yol açabileceği araştırmalarla belirlenmiştir. Sosis, salam, cips, fast food, marketten alınan kraker, kurabiye, margarin ve gazlı içecekler genel olarak insan sağlığına zararlı olabilecek birçok koruyucu madde, aşırı miktarda tuz ya da şeker veya fruktoz mısır şurubu gibi kimyasal bileşenleri içerir.

Aslında yukarıda bahsedilen gıdaların tamamı evde hazırlanabilecek gıdalardır. Kurabiyenizi, hamburgerinizi ya da içeceklerinizi sağlıklı bir şekilde evinizde hazırlayabilirsiniz. İşlenmiş gıdalar ”saç ekiminden sonra ve önceki yasaklar” listenize ekleyebilirsiniz.

ALKOL

Alkolden uzak durmanız önerilir. Alkol, yapılan araştırmalara göre önlenebilir ölüm sebepleri arasında 3. sıradadır. Diğer bir deyişle her yıl milyonlarca kişi alkol tüketimine bağlı sağlık sorunlarından dolayı hayatını kaybetmektedir.

Son 30 yılda yapılan birçok araştırma 1-2 kadeh viski ya da kırmızı şarapın (15 gram saf alkolü geçmemesi şartıyla) iyi kolestrolü yükselttiği, trigliseridi düşürdüğünü ve kalp krizi riskini azalttığını ortaya koysa da, kolaylıkla alkol tüketiminin artışı ile alkol kötüye kullanımına geçişin olması bir risk olabileceği ifade edilmektedir.

Elbette sosyal içicilik, yani arkadaş ortamında, özel günlerde alkol alınması durumundan bahsetmiyoruz.

İŞLENMİŞ ŞEKER

İşlenmiş şeker, sağlığa bir faydası olmayan yüksek kalorili bir gıdadır. Erkekler için 35 gram, kadınlar için ise 20 gramın üzerindeki günlük şeker tüketimi tip 2 diyabet, çeşitli kalp hastalıkları ve obezite gibi ciddi sağlık sorunlarını tetikleyebilir.

Vücudumuzun ihtiyacı olduğu günük şeker miktarını yediğimiz gıdalardan alırız. Bunun dışında tüketilen meyve suları, gazlı içecekler, küp ya da toz şeker, cola, tatlılar ile bu limitin üzerine çıkılır.

Evde sıkılan 1,5 bardak portakal suyu bile günlük şeker ihtiyacımızın tamamını karşılar. Bir kutu kolada günlük şeker ihtiyacımızdan daha fazla şeker bulunur.

Yukarıda bahsettiğimiz gıdaları hayatınızdan çıkardığınızda ya da olabildiğince sınırladığınızda sağlıklı beslenmeniz için önemli bir aşama kaydetmiş olacaksınız. Şimdi nasıl beslenmeniz gerektiği konusuna gelelim:

İşlenmiş şeker, sağlığa bir faydası olmayan yüksek kalorili bir gıdadır. Erkekler için 35 gram, kadınlar için ise 20 gramın üzerindeki günlük şeker tüketimi tip 2 diyabet, çeşitli kalp hastalıkları ve obezite gibi ciddi sağlık sorunlarını tetikleyebilir.

Vücudumuzun ihtiyacı olduğu günük şeker miktarını yediğimiz gıdalardan alırız. Bunun dışında tüketilen meyve suları, gazlı içecekler, küp ya da toz şeker, cola, tatlılar ile bu limitin üzerine çıkılır.

Evde sıkılan 1,5 bardak portakal suyu bile günlük şeker ihtiyacımızın tamamını karşılar. Bir kutu kolada günlük şeker ihtiyacımızdan daha fazla şeker bulunur.

Yukarıda bahsettiğimiz gıdaları hayatınızdan çıkardığınızda ya da olabildiğince sınırladığınızda sağlıklı beslenmeniz için önemli bir aşama kaydetmiş olacaksınız. Şimdi nasıl beslenmeniz gerektiği konusuna gelelim:

NASIL BESLENİLMELİ? CEVAP: AKDENİZ DİYETİ

İşlenmiş şeker, sağlığa bir faydası olmayan yüksek kalorili bir gıdadır. Erkekler için 35 gram, kadınlar için ise 20 gramın üzerindeki günlük şeker tüketimi tip 2 diyabet, çeşitli kalp hastalıkları ve obezite gibi ciddi sağlık sorunlarını tetikleyebilir.

Vücudumuzun ihtiyacı olduğu günük şeker miktarını yediğimiz gıdalardan alırız. Bunun dışında tüketilen meyve suları, gazlı içecekler, küp ya da toz şeker, cola, tatlılar ile bu limitin üzerine çıkılır.

Evde sıkılan 1,5 bardak portakal suyu bile günlük şeker ihtiyacımızın tamamını karşılar. Bir kutu kolada günlük şeker ihtiyacımızdan daha fazla şeker bulunur.

Yukarıda bahsettiğimiz gıdaları hayatınızdan çıkardığınızda ya da olabildiğince sınırladığınızda sağlıklı beslenmeniz için önemli bir aşama kaydetmiş olacaksınız. Şimdi nasıl beslenmeniz gerektiği konusuna gelelim:

Akdeniz tipi beslenme ile ilgili yapılan araştırmalar, akdeniz tipi beslenmenin kilo kontrolünü sağladığını, kolestrolü ve tansiyonu düşürdüğünü, kalp krizi riskini düşürdüğünü, çeşitli kanser türlerin yakalanma ihtimalini azalttığını ortaya koymuştur.

Ayrıca akdeniz tipi beslenme, daha uzun ve daha sağlıklı bir yaşamın anahtarıdır. Paleo, Atkins, Dukan gibi birçok diyet popülerleşse de, akdeniz tipi beslenmenin sağlık üzerine olan pozitif etkileri yapılan meta-araştırmalarla (birçok farklı araştırmanın bir araya gelmesiyle) kanıtlanmıştır.

Akdeniz tipi beslenme genel olarak aşağıdaki besin kaynaklarını içerir.

– Farklı renkteki taze sebze ve meyveler
– Beyaz et (özellikle yağlı balıklar)
– Badem, fındık, ceviz gibi kuruyemişler
– Tam tahıllı gıdalar
– Mercimek, fasülye, nohut, bezelye gibi kaliteli karbonhidrat kaynakları
– Sızma Zeytinyağı

Bu gıdalara dayalı bir beslenme kültürü genel sağlığınız için faydalı olduğu kadar saçlarınızın dayanıklılığının ve kalitesinin artması için de kritik roldedir.